mkirnapci.sitemynet.com
Anasayfa Öyküler Mevlüt Kırnapçı Anılar / Değiniler Şiirler

Anasayfa

( Site editörü Mevlüt Kırnapçı, sürgün edildiği, Ereğli-Öğberler İlköğretim Okulundaki görevine başladı.
Bu, hukuksuz ve haksız uygulama sona erinceye kadar, protesto amaçlı olarak sitemizin güncelleştirilmesi yapılmayacaktır. Bu haksız uygulama sona erdiğindeyse, sitemiz, eski çizgisinde yayımlarını sürdürecektir.
Site izleyicisi dostlardan özür diliyoruz. )

...................................................................................................

"Seni zehirli bir çiçek gibi kokluyorum Zonguldak"

İbrahim Behçet Kalaycı

tunel_logo_1_.jpg

18. Tünel'in ardı, "Sahipsiz Kent"; ZONGULDAK'tır!

.............................................................................................................................................................................
Not; Çekince notu konmamış yazı ve haberlerden, site adı belirtmek koşuluyla alıntı yapılabilir. Ancak, şiirlerin bir başka yerde yayımlanabilmesi, Mevlüt Kırnapçı'nın oluruna bağlıdır.
..............................................................................................................................................................

karanfil_3.jpg

"Gecenin en karanlık olduğu andır aydınlığa en yakın olan an..."

atat_rk_k__esi_s_slenmi_.jpg

Büyük Atatürk! Gözlerinin mavisini, saçlarının sarısını, yüreğinin inceliğini görüyorum her bakışta... Senin çizgini biliyorum. Seni bildiğimden beri bu ülkeyi, bu insanları sevmenin ne demek olduğunu bilincimde duyumsuyorum...

Senin için ödeyemeyeceğim bedel yoktur!

20 Nisan 2008 Yeniköy / Ören Tarlası

_ren_1.jpg

Yukarıda gördüğünüz, başlamış ama bitirilememiş katliam, o yol boyunca, o genişlikte sürdürülüp, dağın öte yakasına kadar gidecekti. Beni anlıyor musunuz?

_ren_2.jpg

Alttaki fotoğraf, 1984 yılına aittir ve öğretmenlerinin sürgün edildiğini duyan öğrencilerce gönderilmiştir. Elbette onlar şimdi birer kocaman adam. Yüreklerindeki o sıcaklığın öylece yaşadığını söylemeye gerek var mı bilmiyorum. Sanırım insan sıcaklığı denen şey bu olsa gerek!

O yıllardaki öğrencim Semih Kurt şöyle yazmış; "Dutlu Köyünden, bugün internet haberlerde geçen haberle irkildim ve dedim ki 'Bu benim öğretmenim!' ve bazı düşüncelerimi yorum bölümünde paylaştım..."

Biz bir koca dünyayız çocuklar! Bu yürek yaşadığı sürece bu koca dünyayı zenginleştirecektir. Bu yüreğin sıcaklığını söndürmeye çalışanlarsa bu dünyayı yoksullaştıracaklardır...

Sizleri gözlerinizden öpüyorum oğullarım!

semih-2.jpg

5-a.jpg

Ne bilir onlar insan yüreğinin sıcaklığını? Ne bilirler bir çocuğun gözyaşlarının ne duygular gizlediğini? Kendi çocuklarının saçını bile okşarken bir görevi yapıyormuş kuruluğunu yaşayanlar, ne bilirler bu yurdun o güzelim çocuklarını kendi çocuğu bellemeyi?

Sizin gözlerinizden akan yaşlar üzüyor beni. Yüreğimi yakan o! Gerisi onurumdur!

5-a_2.jpg

Havalar ısındı. Hep birlikte pikniğe gideceğiz. Bilirsiniz yaprak sarmasını çok severim. Pirinçli ve acısı az önde... Coca Cola yasak; ayran içeceğiz. Oturduğumuz yerde çöp bırakmak, otları yolmak, dalları kırmak yok!

Şarkı söylemek, şakalaşmak, haykırmak serbest!

Emir cümlesi kurmak, küsmek, üzülmek yasak!

Güneşi uğurlamak kutsanacak, akşam sevgiyle karşılanacak...

Akşamı sizinle karşılayamamak acısı burkacak yüreğimi...

1-a_1.jpg

Biliyorum buz gibi bir rüzgar esti sınıfta. Tomurcuk yüreğinizin üzerine hoyrat bir el düştü ve ağladınız; "Öğretmenimizi istiyoruz!"

Ben sizinleyim çocuklar... (Pardon ben size hep; 'Arkadaşlar!' diye seslenirim) Ya, koparıp atarlar beni bu meslekten, ya da ben sizinle tamamlarım yılları. Bir üçüncü seçenek yok!

.......................................................................................................

"kuşlar, kelebekler, kertenkeleler, yılanlar, kaplumbağalar, püllenler, hasancık kuşları, salyangozlar, üveyikler, kın kanatlı uç uç böcekleri, karıncalar, mantarlar, kuzukulağı, acıkulak otları, yemşen dikenleri, acımuk elmalar, yaban ayvaları, ağu çiçekleri, bakallar, dimdim kuşları, karaçal dikenleri..."

Sizler için ödeyemeyeceğim bedel yoktur!

utanc_n_g_r_nt_s_.jpg

Bu doğa kıyımı sürseydi, alttaki arı kovanları orada olamayacaktı... Arı kovanlarında biriken balı satarak evine ekmek alan Adem Ağabeyin bir yanı eksilecekti... Şimdi o arı kovanları hala orada ve bal topluyorlar...

Sizin için ödeyemeyeceğim bedel yoktur!

kayal_k_dedikleri_yerde_ar__kovanlar__var.jpg

Aslolan huzurlu uyumaktır. Çocuklarına, onur duyacakları bir gelecek bırakmaktır. Ben oğluma tertemiz bir gelecek bırakıyorum.

Ben, bu ülkeyi, insanları ve doğayı sevme suçunu işledim. Bunu taammüden ve bilinçle yaptım. Bu suçu işlemeyi sürdüreceğim. Bu topraklara, babamı, annemi, oğlumu ve dostlarımı gömdüm. Ben de günü gelince onların yanına gideceğim. Göğsümü gererek gideceğim. Onurla, başım dik gideceğim...

Yeniköy için ödeyemeyeceğim bedel yoktur!

kar___yakadan_tahrip_edilen_alan_n_g_r_nt_s_.jpg

Bir şiirin izdüşümünde büyüyen dağlar...

da_lardan.jpg

yaln_z_kowboy_da_larda.jpg

EY ÖZGÜRLÜK

Okulda defterime, sırama, ağaçlara... Yazarım adını!
Okunmuş yapraklara, bembeyaz sayfalara... Yazarım adını!
Yaldızlı imgelere, toplara tüfeklere, kralların tacına,
En güzel gecelere, günün ak ekmeğine... Yazarım adını!
Tarlalara ve ufka, kuşların kanadına, gölgede değirmene yazarım.
Uyanmış patikaya, serilip giden yola, hıncahınç alanlara adını...
Ey özgürlük!

Kapımın eşiğine, kabıma kacağıma, içimdeki aleve,
Camların oyununa, uyanık dudaklara... Yazarım adını!
Yıkılmış evlerime, sönmüş fenerlerime, derdimin duvarına,
Arzu duymaz yokluğa, çırçıplak yalnızlığa... Yazarım adını!
Geri gelen sağlığa, geçen her tehlikeye...
Yazarım ben adını, yazarım!
Bir sözün coşkusuyla, dönüyorum hayata,
Senin için doğmuşum haykırmaya...
Ey özgürlük!

Paul ELUARD

........................................................................................................................................

ben_halk_e_itim_merkezinde_4_aral_k_2003.jpg

"Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda beslenip büyüdük, bu topraklara gömüleceğiz! M.K."

"Geleceğin güzel günlerini istemek yetmez. Her birey, emeğini aydınlık yarınları oluşturma savaşımına katmalı. Çocuklarımıza övünecekleri bir ana baba, torunlarımıza gurur duyacakları bir ata olmanın yolu, evrensel doğruların ve insancıl bir yaşamın safında yer alıp, katkı koymaktan geçer! M.K."

"Gerçekte Çaycuma'nın belli bir gündemi yoktur. Çoğunlukla da olmamıştır. Birileri bir şey söyler, diğerleri de onu konuşur. Çaycuma'da gündem genellikle böyle oluşur. Çaycuma'da yaşayan ve kendisini bu şehirden sorumlu duyumsayan yurttaşların en önemli önceliği, gerçekçi gündemleri oluşturup, bu gündemi bu şehri yönetme savında olanların gündemine taşımak olmalıdır. M.K."

....................................................................................................................

mkirnapci@mynet.com
kirnapci@windowslive.com

Mevlüt Kırnapçı
Pehlivanlar Mah.
Pehlivanoğlu Cad. No: 14
67900
Çaycuma / ZONGULDAK

Düşüncelerini paylaşır mısın?

Ad,Soyad:

E-mail:

Web Adresi:

Mesaj: